Genel

Sena Şahin

“Ben 1996 doğumlu, Kocaeli Üniversitesi İşletme Bölümü mezunuyum. Bir yüreği dinletmek zordu lakin seslendirmenin daha zor olduğuna inandığım zaman tanıştım gönüllülükle ve “Yüreğimin Ritmi“ ile olan hikayem o zaman başladı. Kocaeli Üniversitesi İşletme bölümü 2. sınıfta Giresun’un kazasında bulunan Halis Akmen Lisesi için bir müzik atölyesi kurmak istemiştim. Benim için gönüllülük, nereden ve nasıl başlayacağınızı bilmemenize rağmen cesaret edebilmekti. Ben ilk atölyemi 36 müzik aleti için yardım toplayarak Bora Duran, Fırat Tanış Ümit Besen gibi birçok sanatçı, birçok iş insanı ve ihtiyaç haritası destekçisi ile kurmuştum. Aslında hikayem böyle bitmemiş , yeni başlamıştı. Gönüllüyseniz bir gözünüz kara oluyordu. 2018 yılında Bulgaristana Avrupa Gönüllüsü seçildiğimde “Yüreğimin Ritmi”ni oraya da bırakmak ve farklı bir ülkede, farklı kuralları unutarak sadece bunu yapmak istemiştim. Bulgaristan’da Türkiye Büyük Elçiliği’nin iş birliği ile birlikte Yüreğimin Ritmi 2. Uluslararası Kitap ve Resim atölyesini Snyagova köyünde 1 hafta tek başıma kalarak köy halkı ile kurmuştum. Büyük bir Balkan tipisinde atölyenin duvarlarını boyamamdan tutun, taşıdığım kolilere, elleriyle beni besleyen köy halkına, atölye bittiğinde sarılan çocukları gözyaşlarıyla ile karşılamama kadar en güzel izleri bırakmıştım. Gönüllülük; önceden göze alamadığınız şeyleri, bir an gelip hiç düşünmeden yapmaktı. Ben hiç bilmediğim bir yerde , hiç bilmediğim insanlarla gönül bağı kurmuştum. O andan itibaren benim için imkansız yoktu sadece zor olabilirdi. Böylede bitmemişti hikayem. 2019 da tüm engelleri kaldırmak istemiştim. Ben toprağında yetiştiğim vatanımın tüm yüreklerinden sorumluydum. Yüreğimin Ritmi Özel Eğitim Atölyesini Giresun’da kurmuştum. Orada birçok yetenekli ve hayalleri olan çocuklar vardı. Baki orta engelliydi. Harika bir müzik kulağı vardı. Atölye bittiğinde o çaldı ben söyledim. Adem ağır otizmliydi. Gökyüzünü görmediği için durmadan sınıftan çıkmak isterdi. Bir destekçimiz sayesinde , Adem göğe kavuştu. Sınıf onun yeni yeryüzüydü. Hilal hareket konusunda baya zorlanırdı, salıncak en sevdiği şeydi. Şimdi atölyede salıncağında bir gökten diğer bir göğe geçiyormuşçasına hisler içinde idi. Bu süreçleri tek başıma ilerletirken , bir yol çizmiştim. Yüreğimin Ritmi Sosyal Sorumluluk Platformu tam 4 senede 5 atölye kurmuş ve birçok etkinlik yapmıştı. Amacı ; Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olan ihtiyaç sınıflarını baştan sona ayni yardımlar ile dizayn ederek sanat, bilim, spor alanında da bu sınıfları desteklemekti. Herkesin aktif şekilde gönüllü olmasını ve bağ kurmasını hedeflemekti. Ağrı, Hatay, Giresun , Bulgaristan’ da bulunan atölyeler hala aktif bir şekilde çalışmalarına devam ediyor. Benim karşılık beklemeden, zorlu, çetin geçen krizlere rağmen bırakamadığım tek sevdamdı gönüllük. Kendin olabilme meselesiydi. 4 senede birçok destekçi, birçok yürek ailem olmuştu. Tek başıma çıkmış olsamda bu yola “Yüreğimin Ritmi” ailesinin bireyleri sayesinde devam edebilmiştim bu yolda. Gönüllülük tek olduğunuz durumdan , birçok olabilme, ben olduğunuz durumdan sen, o ve biz olabilme haliydi. Kısacası bana inanan destekçiler, ailem, arkadaşlarım, çocuklarım, sınıflarını emanet eden öğretmenlerim, müdürlerim olmasa yüreğimin ritmi olmaz ve bu kadar ilerleyemezdim. Önce sizin inanmanız gerekir. Sonra size inananlara inanmanız gerekir. Meseleniz sevgi olduğunda herkesin meselesi sevmek olur. Vaktiniz olmasada vakit yaratabilmek meselesiydi. İhtiyaç Haritası Zirvesi’nde ailemin aldığı ilk ödülde şunlar dökülmüştü dilimden ”Önce sevin, hayal edin, isteyin ve harekete geçin.“ Ben gönlümü, gönlünü duyuramayan tüm insanlığa adamıştım. Bir yüreği dinlettirmek zordu ama seslendirmek daha zor. Gelin birlikte seslendirelim. Gönüllülük; kişiden kişiye aktarılan, başkasının mutluluğu için vakitler yaratılan, koşuşturmanın arasında yorgunluğu bile sevmeni sağlayan, en büyük sorunlarda mutlu olduğun ve sonunda iyiki dediğin en güzel durumdu.”

(İstanbul, Türkiye)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir