Genel

Sevgi Yasemin Baysal

Oluşumu incelemek için, AbiltyPool

“Benim gönüllülük maceram, lisede dahil olduğum bir kulüp ile sokakta sigara izmaritlerini farkındalık adına toplamakla başladı. Hepsini mavi torbalarla sokak sokak dolaşıp saatlerce topladık. O zamanlar farkındalık kavramının, gönüllülüğün kilit taşı olduğunu bilmiyordum. Üniversitenin ilk ayı başvurular açılır açılmaz, uzun süredir yaptıklarını ve amaçlarını çok beğendiğim SosyalBen ailesine katıldım. Üç yıl içinde onlarla çeşitli şehir içi ve dışı, haftalık ve günübirlik saha çalışmaları yaptık. Günlerce çocuklar için en iyi kazanım sağlansın diye atölye planı yapan birbirinden güzel insanlar tanıdım. Malatya’da dans atölyesi açıp otuz kişilik bir sınıfta çeşitli dans türlerini anlatan gönüllülerden biriyken, Kırklareli’nde bir köy okulunda, İzmir’den gönüllü bir arkadaşımla daha küçük bir sınıfa resim atölyesi açtık. Onları ünlü ressamlarla tanıştırıp yeni resim tekniklerini öğrettik. Tanıştığım her çocuğa hem bir şeyler öğrettim hem de onlardan çok şey öğrendim. Yeni boya tekniklerini birlikte öğrenmenin, kullanılan boyanın maliyetinden ziyade bakış açısının güzelliği ile nasıl değiştiğini fark ettim. Her sahada tanıştığım gönüllü atölye arkadaşımla geceleri etkinlik denemeleri yapıp daha iyi bir program için düzenlemeler yaptık. Aslında kendinden bir şeyler katmak isteyenlerin kocaman bir ortak paydada birleştiğini ve geriye kalan bir sürü şeyin küçük detaylar sayıldığını gördüm. Her sahadan takım çalışmasının, sabırlı olmanın ve bununla birlikte gelen karşındakine bir şeyler katma azminin önemini kendime biraz daha kazandırarak ayrıldım. SosyalBen ailesi olarak Yozgat’a, Malatya’ya, Kırklareli’ne ve benim katılamadığım bir sürü şehre, çocukların eğitimi için koştuk. Maratonlara katılıp megafondan vakfın ismini söyleme sırası bize geldiğinde maratonda toplanacak bağışları dezavantajlı bir okulda atölye açmaya kullanacağımızı bilerek ismimizi bütün heyecanımızla, enerjimizle bağırdık. Gönüllülük sevgim, ilk saha deneyimim olan Malatya’da, atölyenin son günü ‘Biz de büyüyünce senin gibi gönüllü olmak istiyoruz!’ diyen çocuklarla katlanıp arttı. Başka bir yaz döneminde yolum ‘Askıda Ne Var?’ ile kesişti. Orada öğrencilere ücretsiz ürün ve hizmet sağlamak için emek harcayan tatlı mı tatlı, şimdi yaklaşık 40 kişilik bir gönüllü ekibimiz var. ‘Bir şeyler sağladıysak, yüzleri güldürdüysek ne mutlu!’ diye ilerleyen bir ekip… ’Öğrencilere nasıl ve ne şekilde yardımcı olabiliriz?’ sorusunun hiç tükenmeyen cevaplarını toplamayı ve onlar için bir yol bulmaya çalışmayı onlarla deneyimledim. Çözümlerin tükenmeyeceğini bir kez daha gördüm. Daha yakın bir tarihte ise AbilityPool ile tanıştım. Onlarla gönüllü adaylarını toplayıp sosyal fayda sağlayan gönüllülük projeleri ile birleştiren geniş bir ağ oluşturmak için çabalıyoruz. Küçük ama ara vermeden çalışan beş kişilik bir ekip olarak daha fazla insana ulaşmak için uğraşıyoruz. ‘Tek kişilik gönüllülük yetmiyor’ diyerek daha fazla insanın daha fazla gönüllülük faaliyetinde bulunmasını amaçlıyoruz. Çalışan gönüllülüğü alanında daha fazla farkındalık ve görünürlük yaratmak için fikirler geliştirip bu konuyu daha ön plana çıkarmaya devam ediyoruz. Çeşitli projeler açıyor ve sisteme onlarca sivil toplum kuruluşunun kendi projeleri ile dahil olup gerekli proje kriterlerine göre gönüllülerine ulaşmalarını sağlıyoruz. Sadece kendim için çalışmak değil; başkası için, ihtiyacı olan biri için bir şeyler yaptığım zaman kendime daha önemli değerler katıyorum. Gönüllülük kavramı işte o değerler oluyor. Ben, yararlı olabilmenin mutluluğuna inanıyorum; ‘elimden geldikçe’yi geçtim, ‘kalbimden geldikçe’ buna devam edeceğim.”

(İstanbul, Türkiye)

Gönüllülük yoluyla Dünya’yı nasıl değiştiriyorsun?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir